yaşamdan kesitler sunacağız size

bilmece

sizi sizlere anlatıcağız. bizlerin hayatı burada olucak





Kategoriler

*ANASAYFA
*ARŞİV

otomatik bizden fıkralar
ANA MENÜ

Yılın süper fıkrası Irak'tan (fıkra)

Yılın süper fıkrası Irak'tan (fıkra)
İddia ediyoruz, Irak'taki Amerikan askerlerinin durumunu en iyi anlatan bu fıkra günün tüm stresini alacak...
26 Ocak 2007 11:56

Bir Amerikalı, bir İngiliz ve bir Iraklı kahvede oturmuş çay içiyorlar. Amerikalı çayını bitirince bardağı havaya fırlatmış silahını çıkarıp bardağa ateş edip parçalamış. “Bizde bardaklar o kadar ucudur ki biz Amerika’da aynıbardakla iki kere çay içmeyiz” demiş.

İngiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardağı havaya fırlatmış ve ateş ederek bardağı parçalamış. “Bizim İngiliz sahillerinde bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardır ki, aynı bardakla iki kere çay içmeyiz" demiş.

Bunun üzerine Iraklı da çayını bitirmiş, bardağı havaya fırlatmış, silahını çekip Amerikalı ve İngilizi vurup öldürmüş. Sonra da, “Bağdat’ta bu İngiliz ve Amerikalılar’dan o kadar çok var ki, biz aynı adamlarla oturup iki kere çay içmeyiz" demiş...

Tarih: 13:56, 1/1/2007 Kategori: FIKRALAR
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

SADECE FIKRALAR

Juan, motosikleti ile Meksika sınırına gelir.

Arkasındaki iki büyük çantayı gören sınır polisi şüphelenir ve içinde ne

olduğunu sorar.

Juan, "Yalnızca kum" diye yanıt verince polis,

"Aç bakalım çantaları" der.

Juan çantaları açar, polis didik didik kontrol etmesine rağmen kumdan başka

birşey bulamaz çantada ! Bununla yetinmeyen polis, gece yarısına kadar kumu

her tür tahlilden geçirtir ancak saf kumdan başka birşey yoktur ! Polis,

çantalarını Juan'a geri verir ve sınırdan geçmesine izin verir.

Ertesi gün Juan Motosikletinin arkasında iki büyük çantayla tekrar sınırda

belirir. Polis Juan'ı gene durdurur, didik didik arar, birşey bulamaz ve

Juan'ı serbest bırakmak zorunda kalır.

Bu olay, polis emekli olana dek yıllarca devam eder !

Bir gün emekli polis Meksika'da bir barda otururken Juan'ın içeri girdiğini

görür ve derhal yakasına yapışır;

"Senin yıllardır birşeyler kaçırdığından eminim. Çıldıracağım. Geceleri uyku

uyuyamıyordum senin yüzünden. Lütfen anlat bana ne kaçırdığını. Aramızda

kalacağından emin olabilirsin."

Juan gülümseyerek yanıtlar,


"Motosiklet"

Genel EV

Temel köyünde artik karnini doyuramaz hale gelmis ve tasi topragi altindir diye çikmis istanbul yollarina. İstanbul da is bulamamis ve tam dönmeye karar vermisken yolda asker arkadasina rastlamis.

"Ooo nbr.." falan salya sümük hasret giderdikten sora arkadasi sormus Temel;

-"Ne isin var istanbul'da?"

Temel de "Is pulmaya celdim ceri döneydum seni çördüm" demis. Arkadasi da Temel'e;

-"Ee, ben ne güne duruyorum.." deyip onu yaninda isine götürmüs. Adamin kerhanesi varmis, Temel'e burada pezevenklik teklif etmis. Temel hem para kazaniyor hem de bedava kari sikiyormus.Artik çook parasi olmus ve köyüne dönmüs.

Dursun sormus:

-"Nasil, istanbul'a bende gitmek istiyorum" demis.
Temel de :

-" Oo, süper hem para kazandim, hem de peles kari sittim" demis.

Dursun: -"nasil???"

Temel: -"Sen istanbul'a cit, pi ceneleve cir, hacen peni Temel cönderdi de, bütün karilar sana beles verir" demis.

Dursun hemen atlayip istanbul'a gitmis. Dursun genelevi normal bir ev gibi saniyormus. Otogardan inmis önüne çikan ilk eve girmis, kapiyi çalmis. Bi kari açmis kapiyi ve direkt;

-"Peni Temel cönderdi, sikecegum seni" demis.

Kadin: "Sen ne diyosun pis sapikkkk.." diye bagirmis ve içeriden kocasi gelmis, bizim Dursun'u bir güzel sitmis.

Dursun yolda yürüyomus, bir yandan da küfür ediyormus..
-"Ulan yavsak Temel, senin yüzünden götü kaybettik, serefsiz.." falan derken;
-"Zartttt.." bir fren sesi.

Soför çikmis cama :
-"Ula göt veren önüne baksana" demis.
Dursun da:
-"Uyyyyyyyyy da, koca sehirde bi cöt verdik, duymayan kalmamis"

 

 

Yapıştım

Bir gün bir bilim adami yilbasi nedeniyle hastaneleri gezip akillanan delileri salmaya karar vermis. Bir sürü hastaneyi gezmis fakat hic akillandigina kanaat getirilen deliye rastlamamis.

En sonunda bir hastaneye gitmis birde bakmis ki bütün deliler zipliyor hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormus:
-"Bunlar neden böyle zipliyorlar?"
-"Bunlar kendilerini misir patlagi zannediyorlar." demis

Birde bakmislar ki bir tanesi ziplamadan yatagin üzerinde sabit bir sekilde duruyormus. Hemen ona yaklasarak sormus.
-"Sen neden ziplamiyorsun?"
-"Ben tavaya yapistim..."

 

 

5 Dolar

New York`tan Los Angeles`e giden ucakta cingoz bir avukat ile sarisin aptal gorunuslu bir hanim yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanimla yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin bir oyun teklif ediyor. Kabul gorunce oyunu anlatiyor:

-Size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar verecegim.

Ve ilk soruyu soruyor:

-Ay ile dunya arasindaki uzaklik ne kadardir?

Kadin tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar cikarip adama uzatmis.

Soru sorma sirasi sarisina gelmis:

-Tepeye 3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir?

Adam dakikalarca dusunmus... Yaniti bulamamis... Cuzdanindan 50 dolar cikarip kadina uzatmis. Kadin parayi kibarca alip cantasina koyarken avukat merakla sormus:

-Cevap ne?

Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis...


Boku Yedik

2. Dunya Savasinda 2 yahudi almanlara esir olmustur.Bunlardan biri digerine kendilerine ne yapacaklarini sorar.O da baslar anlatmaya "
2 ihtimal var ya bizi oldururler yada esir kampina yollarlar.
Oldururseler sorun yok kampa gidersek 2 ihtimal var ya kursuna dizilriz ya da gaz odasinda olduruluruz.
Kursuna dizilirsek sorun yok gaz odasina gidersek 2 ihtimal var bizden ya sabun yaparlar yada kagit.
Sabun yaparlarsa sorun yok kagit yaparsalar 2 ihtimal var ya gazete kagidi oluruz yada tuvalet kagidi.
Gazete kagidi olursak sorun yok tuvalet kagidi olursak iste o zaman boku yedik".

Azgın Arkadaş

Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı :

-Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?

-Hayır düşmedim.Arkadaşım Orhan`la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!

Annesi yatıştırmaya çalıştı :

-Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?

-Olur anneciğim, barışırız.

Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü. Annesi merakla sordu:

-Yine ne oldu?

-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!



Tarih: 14:01, 4/12/2006 Kategori: FIKRALAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->



M.M.S